Atatürkçü tarih anlayışının ve Atatürkçü eğitimin Türkiye toplumunun kafasına soktuğu zırvalardan biri de Atatürk milliyetçiliği kavramıdır. Atatürk'ün ırkçı olmadığı, Türkiye topraklarında yaşayan herkese eşit birer yurttaş gözüyle baktığı söylenir. Atatürk milliyetçiliğinde önemli olan etnik olarak Türk olmak değil, kendini Türk hissetmektir, ben Türküm diyebilmektir. Bu saçmalığı, sanki iyi bir şeymiş gibi, doğru bir düşünceymiş gibi dillendiriyorlar. Bakın Atatürk ırkçı değil, ben Türküm de canımı ye demiş, ne kadar çağdaş bir düşünce diyorlar.
Şimdi aslında, bu saçmalıkların Türk toplumunda kabul görmesinin altında yatan zihniyet, ırkçı zihniyettir. Türklüğü yüce gören, diğer etnik unsurlarıysa bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde aşağı ırk, zavallı ırk gören zihniyettir. Bu insanlar, bayraklarını, şehitlerini, milli marşlarını yani ulusal değerlerini kutsal görürler. Bağımsızlıklarıyla övünürler. Ancak iş Kürtlere gelince, onların bağımsızlık hakları yoktur. Onların bayrakları "paçavra"dır. Onların şehitleri "leş"tir.
Beni asıl üzen şeyse, bunları dillendiren kesimin büyük çoğunun Kürtler kardeşimiz yeaa deyip, kendini hümanist sanarak, kendince Kürtler'in yanında yer alarak bunları söylemesi. Irkçılar zaten Kürtler'in soysuz olduğunu, kendi ırklarınınsa yüce olduğunu sanıyorlar. Ama sen, barış kardeşlik yehuu Kürtler de insan :))) naraları atıp, Kürt ulusunun hakkını gasp ediyorsun ve bunun farkında bile değilsin. Açık şekilde şovenist, ırkçı söylemlerin sonuna biz kardeşiz ekliyorsun.
Kendi ulusunda hak gördüğünü, karşısındakinde hak görmüyorsan, kendi övündüğün, gururlandığın değerlerini, karşısındaki de dillendirince o dili kesiyorsan, bu durumun tek bir karşılığı vardır: IRKÇILIK. Senin bayrağını kutsal yapan, Kürt ulusunun bayrağını paçavra yapan nedir? Sen bağımsızken, bağımsızlığınla övünürken, Kürt ulusunun bağımsızlık hakkını gasp etmen ve bağımsızlık arayışını "bölücülük" olarak nitelendirebilmeni sağlayan nedir? Ben söyleyeyim, kabul etmek istemesen de kendi ırkının Kürtlerden, Lazlardan, Ermenilerden üstün olduğunu düşünüyorsun.
Gelelim "Türk-Kürt kardeşiz biz yeaa"cılara. Eğer samimi olsaydınız, Kürt ulusunu kardeşiniz gibi görseydiniz Kürt ulusunun hak arayışlarına sessiz kalmazdınız, onların yanında olurdunuz. Eğer Kürtler'i, onlarla illa aynı siyasal yapı altında yaşayacak kadar çok seviyorduysanız(!), Türk-Kürt kardeştir söylemini, Kürt özgürlük hareketine karşı değil, yıllarca Kürtler'i görmezden gelen, onları aşağı ırk olarak nitelendiren, Güneydoğu'yu kana bulayan, binlerce faili meçhul cinayet işleyen, insanları sırf Türkçe bilmediği için astıran bu devlete karşı söylerdiniz. Ama ben sizin zoraki demokratlığınız altındaki fikirsel temelinizi çok iyi biliyorum.
Neyse konuyu fazlaca dağıttık, dönelim Atatürk'ün aşırı hümanist, çok çağdaş, muhteşem ötesi milliyetçilik anlayışına. Neymiş? Etnik milliyetçilik kötü bir şeymiş, ama Atatürk demiş ki etnik kimliğini boşver, kendini Türk hisset yeter. Şimdi arkadaşlar, yıllarca söylendi bu argümanlar, okulda televizyonlarda her yerde. Ulan biri de çıkıp demedi lan bu ne saçma salak bir görüştür ya. Ulan kendi ulusal değerleri, kendi ulusal bilinci olan bir ulus, neden kendi ulusal kimliğini bir kenara bırakıp başka bir ulus gibi hissetsin anasını satayım ya? Lan bir Laz (asimilasyonlara direnip ulusal kimliğini kaybetmemiş, 30.000 civarı Laz'dan bahsediyorum) neden ben Türküm desin, neden bir Ermeni ben Türküm desin, neden bir Kürt ben Türküm desin? Salak mı lan bu insanlar? Bu iş o kadar kolaysa sen Kürtüm de madem, senin ayrıcalığın ne? Neden diğer ulusların sana itaat etmesini bekliyorsun? Çünkü kendini onlardan üstün görüyorsun. Bu kadar açık. Ve şovenistsin, tüm azınlık uluslara Türk kimliğini tepeden dayatıyorsun. Ben Türküm diyeceksin! Yoksa bu topraklarda barınmayacaksın!
Atatürk, farklı kültürlerin, farklı birçok ulusun iç içe girdiği, beraber yaşadığı bu topraklarda bir ulus devlet yaratmak istedi. Velhasıl sen Kürt illerini, kendi ulus devletinin içine alıyorsan, sınırların içinde birçok farklı ulus barınıyorsa, onların haklarını da vereceksin, özerklik isterlerse tanıyacaksın, ki bu sözü Kürtlere Lozan zamanı vermenize rağmen daha sonra tutmadınız. Eğer bunları yapmazsan, üstüne üstlük bir de burası Türk devleti, herkes Türk'üm diyecek, Türk ulusunun ulusal çıkarları doğrultusunda hareket edecek, Türkçe konuşacak diye dayatırsan, diğer etnik kimlikleri ötekileştirirsen işte orada halat kopar. Kopacağını da bildikleri için, Anadolu'da sistematik bir etnik temizliğe ve asimilasyon politikalarına başladılar. Samsun'a çıkan Atatürk'ün en önemli görevlerinden biri, Topal Osman'a bölgedeki Rum-Pontus azınlığın temizlenmesini emretmesiydi. Ermeni tehciri, aynı sebepten yapıldı. "Ya sukunet içinde bizimle yaşarsınız, ya da dünyada tek bir Ermeni bile bırakmam" (Enver Paşa) diyen adamların yaptığı bu olay bile bugün Ermeniler de az köy basmadı şimdi yeaa diye savunulmaya çalışılıyor.
"Burası Türkiye, herkes Türk. Kürt de olsan, Laz da olsan, Rum da olsan ben Türküm diyeceksin, Türkçe konuşacaksın" dayatması açık bir etnik jakobenizm örneğidir, savunulacak hiçbir tarafı da yoktur. Atatürk milliyetçiliği, kültürel ırkçılıktır, asimilasyon demektir. Son olarak belirtmek isterim ki, "Ne mutlu Türküm diyene" sözü, "Ne mutlu Türk olana" sözünden çok daha tehlikelidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder